Fevere 25 mg kimler için uygun değildir? sorusu, ilacı kullanmayı düşünen ancak medikal risk taşıyıp taşımadığını bilmeyen kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biridir. Fevere 25 mg, etken maddesi diklofenak potasyum olan bir NSAID (Non-Steroidal Anti-Inflammatory Drug) olduğundan, çeşitli hasta gruplarında kontrendike olabilir. Bu nedenle sadece doz bilgisi değil, hangi hastaların bu ilacı kullanmaması gerektiği konusu da tedavi güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Eğer ilacı ilk kez inceleyen biriyseniz önce Fevere 25 mg nedir, nasıl kullanılır? içeriğine göz atmanız doğru bir başlangıç olacaktır; çünkü mekanizmayı anlamak kontrendikasyonları anlamayı kolaylaştırır.
İlk olarak gastrointestinal sistem hastaları değerlendirilmelidir. Aktif mide ülseri, mide kanaması veya şiddetli gastrit öyküsü olan kişilerde NSAID kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilir. NSAID’ler prostaglandin sentezini baskıladıkları için mide mukozasında koruyucu bariyer zayıflar ve kanama riski artar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), NSAID kullanımında özellikle gastrointestinal kanama riskine dikkat çekmekte ve bu riskin ileri yaş, geçmiş ülser öyküsü ve yüksek doz kullanımda arttığını belirtmektedir. Bu nedenle bu gruptaki hastalar için alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilir veya mide koruyucu protokoller uygulanır.
İkinci önemli grup kardiyovasküler risk taşıyan bireylerdir. Kalp krizi, hipertansiyon, inme veya kalp yetmezliği öyküsü bulunan kullanıcılar, NSAID kullanımında daha yüksek kardiyovasküler olay riski taşır. Diklofenak bazı farmakolojik değerlendirmelerde diğer NSAID’lere göre daha belirgin kardiyovasküler risk profiline sahip olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle bu hasta grubunda tedavi tercihi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. Aynı şekilde kan sulandırıcı (özellikle antikoagülan ve antitrombositik) ilaçlarla kombinasyon kanama riskini artırabilir.
Üçüncü önemli grup böbrek ve karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalardır. NSAID’ler böbrek kan akımını azaltarak glomerüler filtrasyon hızında düşüşe neden olabilir. Bu durum sıvı retansiyonu, hipertansiyon ve elektrolit dengesizlikleriyle sonuçlanabilir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu olanlarda ise ilaç metabolizması etkilenebilir. Dünya Sağlık Örgütü ayrıca NSAID’lerin uzun süreli kullanımında renal toksisite riskine dikkat çekmektedir. Bu nedenle böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu olan kişilerde bu ilaç kendi başına başlanmamalıdır.
Hamilelik ve emzirme dönemleri ayrı değerlendirilmelidir. NSAID’lerin gebeliğin 3. trimesterinde kullanılmaması gerektiği uluslararası klinik rehberlerde belirtilmiştir, çünkü fetüste duktus arteriozusun erken kapanmasına ve doğum sürecinde komplikasyonlara yol açabilir. Emzirme döneminde diklofenak küçük miktarlarla süte geçebilir, bu nedenle tıbbi değerlendirme gerekir.
Son olarak diklofenak veya diğer NSAID’lere karşı alerjik reaksiyon öyküsü olan kişiler için Fevere 25 mg uygun değildir. Alerjik reaksiyonlar döküntüden anafilaksiye kadar geniş bir yelpazede görülebilir.
Sonuç olarak, Mide-ulser öyküsü olanlar, kardiyovasküler hastalığı bulunanlar, böbrek ve karaciğer bozukluğuna sahip olanlar, hamileliğin ileri dönemindeki kadınlar ve alerjisi olan kişiler bu ilacı kullanmadan önce değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme internetten değil doktor tarafından yapılmalıdır.




