Kahve, Türkiye’de yetişen bir bitki olmadığı için kahve çekirdekleri dünyanın dört bir tarafından farklı ülkelerden ithal olarak ülkemize gelmektedir. Genellikle de çekirdekler çiğ bir şekilde ülkemize ulaşırken, kahve markaları kaliteli filtre kahve için bu çekirdekleri doğru oranda kavurarak öğütmeden paketleyip satışa sunmaktadır. Tüketicinin elde ettiği bu ürünün doğru yöntem ile muhafaza etmesi, kahvenin aromasını kaybetmesini engelleyebilmektedir.
Kahvenin içilmesinde temel amaç, halk arasında genellikle uykuyu açması ve rahatlık vermesidir. Ancak kahve keyif için tüketilmesi gereken bir içeriktir ve bu keyfi de kahvenin aroması oluşturmaktadır. Özellikle kaliteli filtre kahve bazen bir çikolata aroması bazen bir çiçek aroması ile içim sırasında çok önemli bir keyif verebilir. Bu keyifli aromanın kaybolmaması açısından da kahvenin doğru muhafaza edilmesi ve korunması gerekir.
Kahve çekirdeklerinin kavurma sonrası paketlenmesi ile birlikte genellikle vakumlu paketlerde hava, ışık ve nemden korunması sağlanır. Tüketici temin ettiği bu ürünü aynı ayrıntılara uyum sağlayarak muhafaza ettiğinde, kahve bayatlayana kadar aromasını kaybetmeden tüketilebilir. Genellikle birçok tüketici ise temin ettiği çekirdek kahveleri tamamen öğüterek bir kavanoz veya kap içerisinde muhafaza etmekte ve tükenene kadar bazen yıllarca dahi kullanmaktadır. Bu durum belirli bir süre yani genellikle 6 ay sonrasında kahvenin artık bir tat vermemesi durumuna neden olabilir.
Kaliteli Filtre Kahve Nasıl Saklanır?
Aromasını kaybetmeyecek şekilde ve bayatlayana kadar aynı lezzeti koruyacak kapsamda kaliteli filtre kahve tamamen vakumlu veya sıkı kapalı bir kapta ışık görmeyecek, nem almayacak ve hava almayacak şekilde muhafaza edilmelidir.
Kahve belirli koşullarda hızlı bir şekilde aromasını kaybedebilir ve sadece kafein oranı ile tüketilebilecek sert ve acı bir içecek haline gelebilir. Bu koşullar ise aşağıdaki liste içerisinde açıkça ifade edilebilir.
- Öncelikle kahve çok sık hava ile temas ettiğinde oksidasyon süreci artış gösterir. Oksidasyon kahve içerisindeki yağların tepkimeye girmesini ve acımasını ortaya çıkarır.
- Fazla oksijen teması kahve içerisindeki kokunun giderek yayılmasını ve tükenmesini sağlar.
- Kahve nemlendikçe öğütülmüş ve ipeksi bir dokuya sahip olan kahve birbirine yapışan ve peltemsi bir hal almaya başlar. Ek bir not olarak bu durumda özellikle Türk kahvesi içine bir kesme şeker koyulması tercih edilse de bu durum kahvenin tadında değişime neden olabilmektedir.
- Çok fazla ışık alan bir ortamda kahvenin bulunması ve özellikle buzdolabı içerisinde muhafaza edilmesi zaman içinde kahvenin renginde değişime neden olurken, bu durum bazı tepkimeler ile aromasını kaybetmesine de neden olabilir.
Brezilya kahvesi veya diğer aromatik kahvelerin tümü öğütülmeden muhafaza edildiğinde, çok daha uzun süre aromasını koruyabilen bir yapıya sahiptir. Çünkü kaliteli filtre kahve için kahve çekirdekleri temin edildikten sonra doğru koşullar ile muhafaza edilmeli ve kullanım öncesi yeterli miktarda öğütülerek kullanılmalıdır. Bir diğer tercih olarak da az miktarda yapılan öğütme birkaç gün içerisinde tüketilerek sonra yeniden örnek olarak haftalık bir şekilde kahve öğütme işlemi yapılmalıdır.
Kaliteli Filtre Kahve Aroma Özelliği Nasıl Elde Edilir?
Kaliteli filtre kahve için kahvenin aromasını tam olarak elde edebilmek açısından taze bir şekilde kavrulmuş ve taze öğütülmüş kahvenin iyi bir demleme işleminden geçirilmesi gerekir.
Kahvenin aromatik özelliklerini ortaya çıkaran ayrıntılar arasında tazeliği, çekirdek türü, yetiştiği ülkenin iklimi, rakım, paketleme türü, ne kadar süredir kavrulduğu ve son kullanma tarihi gibi birçok ayrıntı bulunmaktadır. Her ayrıntı kendi bağlamında kahvenin aromasına farklı bir etki gerçekleştirirken, bu aromanın kaybolmaması için de kahvenin bahsedilen bu özelliklerine dikkat etmek gerekir. Örneğin; kaliteli filtre kahve için seçilen kahvenin istediğiniz aromayı içerecek şekilde bir Kosta Rika kahvesi veya farklı bir ülke kahvesi olması üzerinde durulmalıdır.
İyi bir kahve çekirdeği temin edildiğinde bu kahvenin özellikle çiğ temin edilmesi çok büyük bir avantajdır. Çünkü bu sayede tüketici kahveyi kendisi kavurabilir ve istediği zaman istediği miktarda öğütebilir. Ancak yine de elde edilen çiğ kahvenin dahi son kullanma tarihinin geçmemesi ve üzerinden yıllar geçmemiş olması büyük bir ayrıntıdır. Çünkü bayatlamış kahve çiğ durumda olsa dahi artık tadını, aromasını, kokusunu ve yağ asitlerini yitirmeye ve oksidasyona uğramaya başlamıştır.
Kaliteli filtre kahve aroma özelliklerini elde edebilmek için tüm teknik ayrıntılara dikkat edildiğinde de demleme yönteminde su sıcaklığından kahve ile suyun oranına kadar her ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Tüm ayrıntılar üzerinde eksiksiz bir şekilde durulduğunda kahve iyi bir demlemede istenilen aromayı birkaç dakikada ortaya çıkarırken, her tüketimde ayrı bir keyif ve nitelik kazanabilir.




